İmam Hasan (as)’ın Şehadet Yıldönümü
Cuma , 10/16/2020 - 8:06
İmam Hasan (as)’ın Şehadet Yıldönümü
Resulullah(as)’ın evladım dediği, İmam Ali ve Hz. Fatıma’nın Oğlu İmam Hasan’ın Şehadet yıldönümü...
İmam Hasan hazretleri hicretin 3. Yılında dünyaya geldi ve 7 yaşına kadar aziz ceddi Hz. Muhammed Mustafa (aleyhisselativesselam)ın kucağında büyüdü ve eğitimin ilahi vahyin ndigo bir merkezde bizzat bu dinin yüce peygamberinden aldı. Bizzat Resulullah (aleyhissatuvesselam) efendimizin kendisi bir hadisi şerifinde ahlak ve dış görünüş bakımından toplum içinde en fazla kendisine benzeyenin torunu imam Hasan olduğunu beyan buyurmuşlardır. İmam Hasan hem vücut yapısı, dış görünüşü ve kıyafet bakımından ceddine benzemekteydi ve hem de üstün insani faziletler ve ahlak bakımından. Rivayetlerde nakledilmiştir ki kim Resulullah Efendimize bakmak isterse İmam Hasan Mücteba’ya baksın.

Tüm şehid Nebiler ve yakınlarının şehadetini bile bile yakınlarını o yoldan engellemeyen Nebiler. Tarih boyunca katledilen tüm Peygamberler bir manada ümmetin ıslahiyeti adına birer birer kurban olan hakikat yiğitleridir. Sonra ümmetin diğer şehitleri de bu hal üzeredir. Hz. Muhammed’in (s.a.v) yakın akrabalarının ve arkadaşlarının şehadetlerini vahiy ile bilip bildirdiği halde yine de Onlar’I o yola kurban etmekten beri durmaması da böyledir. Hatta Hz. Hasan (r.a) ve Hz. Hüseyin (r.a) efendilerimizin şehadetlerini Resulullah (s.a.v) işaret ettiği halde ümmetin karanlık ve fitne düzeninde yollarının aydınlatılması adına evlatlarının zalimler eliyle kurban edilmesine rıza göstermiştir. Bu durumda Hz. Muhammed (s.a.v) tıpkı Hz. İbrahim (a.s) gibi kurban eden, şehid sahabeler ve Ehli Beyt erleri tıpkı Hz. İsmail (a.s) gibi kurban olabilenlerdir.

İmam Hasan da Hicretin 50. Yılında sefer ayının 28. Günü Medine’de zalimlerin ittifakı sonucu zehirlenerek şehadete erişmiştir.
“Ey Allah’ın Kulları! İbretlerden Öğüt Alın Ve Geçmişlerin Geriye Bıraktıkları Eserleri Ibret Kaynağı Edinin. Bunca Nimetlerin Şükrü Için Günahlardan Uzak Durun Ve Nasihatlardan Yararlanın. Allah’ın Yardımcı Ve Sığınak, Kur’an’ın Da Delil Ve Davacı, Cennetin Sevap, Cehennemin De Ceza Ve Işkence Olması Insana Öğüt Olarak Yeter.”

“Ey Allɑh’ın Kullɑrı! Allɑh’tɑn Korkun. Kurtuluş Ve Sɑɑdet Tɑlep Edin Ve Ihtiyɑrlık Çɑğı Ulɑşmɑdɑn Ciddiyet Gösterin. Azɑp Pɑrçɑlɑrı Inmeden Ve Lezzetleri Yok Edici Ölüm Ulɑşmɑdɑn Önce Amel Yɑpmɑyɑ Koşun. Zirɑ Dünyɑ, Nimetlerinin Devɑmı Bulunmɑyɑn, Musibetlerinden Emin Olunmɑyɑn, Kötülüklerinden Kɑçınılɑmɑyɑn Aldɑtıcı Bir Engel Ve Eğik Güvensiz Bir Dɑyɑnɑktır.”

…………………………*******
İMAM HASAN (a.s.)
İmam Hasan Müçteba (a.s.) insanlık yolunu yürümek isteyenlere bireysel ve toplumsal çehresiyle eşsiz bir kılavuz olabilecek beşeriyet sembollerinden biridir. Bu hususta nakledilen rivayetleri bütün boyut ve ayrıntılarıyla buraya aktaramayacağımıza göre onlardan bazısıyla yetiniyoruz:

İbadî açıdan O Hazretin parlak yüzü beşeriyet tarihine göz alıcı bir güzellik vermiştir. Bir rivayete göre İmam Hasan (a.s.) şöyle buyurdu:

"Yaya olarak Allah"ın evine gitmediğim halde Allah"ımla buluşmaktan haya ederim." Bu yüzden de yirmi defa Medine"den Mekke"ye yaya gitti. [1]
Yine nakledilmiş:

"İmam yirmi beş defa yaya olarak Hacc seferine gitti." [2]
O Hazretin en belirgin ve mümtaz özelliklerinden başka biri de tarihçilerin dilinde destan olan bağışlama, cömertlik ve ilahi nimetlerden meşru bir şekilde yararlanma sıfatıdır.[3] Bu husustaki bir rivayette şöyle denmiş: Biri O Hazretin huzuruna gelip muhtaç olduğunu belirtti. İmam "ihtiyacını yazıp getirsin" buyurdu. Yazıp getirdiğinde, ihtiyacının iki mislini İmam kendisine verdi. [4]
Başka bir rivayette de: "İmam hayatı boyunca bütün varlığını hatta ayakkabı ve çoraplarını bile Allah yolunda infak etti, bağışladı" söylenmiştir. [5]
O Hazretin güzel sıfatlarından başka biri de sabırlı ve yumuşak huylu oluşu, riya ve gösterişten kaçınması idi. Bu mevzu hakkında da bir çok hadisler nakledilmiştir, ancak burada onların birine iktifa ediyoruz:

Şamlı biri anlatıyor: Bir gün Medine"de çok güzel ve huzurlu bir simaya sahip, güzel bir elbise giymiş olan, güzelce süslenmiş bir katıra binen birini gördüm. Kim olduğunu sorunca, "Hasan b. Ali b. Ebi Talib"dir (a.s.)" dediler. Yakıcı bir gazap bütün vücudumu kapladı ve Ali b. Ebi Talib"in (a.s.) nasıl böyle bir evlada sahip olduğunu kıskandım. Yanına gidip, "Sen Ebu Talib"in oğlu musun?" diye sorunca "Ben Ebu Talib"in oğlunun oğluyum" dedi. İşte bu sırada onu küfür ve sövüş yağmuruna tuttum. Bu sövmelerimi bitirdikten sonra benden "Garip misin, yabancı mısın?" diye sordu. "Evet" dedim. "Benimle gel; evin yoksa oturacak yer veririm, paran yoksa yardım ederim, ihtiyacın varsa ihtiyacını gideririm" dedi. "Daha sonra yeryüzünde O Hazretten daha çok sevdiğim biri olmadığı duygusuyla ondan ayrıldım." [6]
İmam"ın dinî faaliyet açısından imamete vasıta olmasının ve Resulullah"ın (s.a.v.) eser ve hadislerini aktarmayı yüklenmesinin hatta Ehl-i Sünnetin bile fıkıhta bir takım hadisleri O Hazretten nakletmiş bulunmalarının yanı sıra,[7] İmam"ın en önemli faaliyetlerinden birinin de O Hazretin, halkı hadisleri yazılı bir hale getirmeye teşvik etmesi ve özendirmesi olduğunu bilmek gerek. Bu husus öyle bir ehemmiyete hâiz idi ki, halifelerin bunu yasaklamaları, bir yandan hadislerin Şialar arasında kalmasına ve başka bir yandan da Ehl-i Sünnetin başlangıçtan beri hadisleri yazmamaları neticesinde hadislerin yok olmasıyla karşılaşmalarına neden oldu.

Bir rivayete göre O Hazret kendi evlatlarına ve kardeşine şöyle buyurdu:

"Siz bugün bir kavmin küçüklerisiniz fakat, bir süre sonra büyüyeceksiniz. İlim öğrenin ve eğer ezberleyemiyor ve rivayet edemiyorsanız onu yazıp evlerinize bırakın."

Bazen de Muaviye"den sorulan bazı sorunları çözümleyen İmam"ın kendisi idi.[8]
------------------------------------------------------------------------
[1]- Ahbar-ı İsfahan (Ebu Naim İsfahani), c: 1, s: 44.
[2]- Tarih-ul Hülefa (Suyuti), s: 73.
[3]- Örnek olarak bakınız: Rabî-ul Ebrar, c: 1, s: 617.
[4]- El-Mahasin (Beyhaki), s: 55.
[5]-Tarih-ul Hülefa (Suyutî), s: 73.
[6]- El- Kamil (Müberred), c: 1, s: 235. Daha çok bilgi edinmek için Cenap "Müstefevi"nin yazmış olduğu "el-İmam-ul Müçteba" kitabına bakınız.
[7]- El-Kamil-u fi Züefair Rical (İbn-i Adiy), c: 3, s: 1187.
[8]- Rabi"ul-Ebrar (Zimahşeri), c: 1, s: 722.
 
Kaynak :
 Anahtar kelimeler :