İmam Rıza as Türbesi
Salı , 07/28/2020 - 18:47
Kutsal Rezevi Külliyesi
“Astan” sözcük anlamı itibariyle Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak anlamındadır. İmam Rıza –s- Türbe’si gibi mukaddes mekanlarda Mutahhar Türbe’ye en yakın giriş kapısına Astan veya atebe denir.

“Astan” sözcük anlamı itibariyle Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak anlamındadır. İmam Rıza –s- Türbe’si gibi mukaddes mekanlarda Mutahhar Türbe’ye en yakın giriş kapısına Astan veya atebe denir.
İmam Rıza’nın –s- melekuti türbesi, hakikate açılmış bir kapıdır. Bu melekuti türbe, razü niyaz içinde kendisine doğru gelenler için bir sığınaktır ve orada İmam Rıza –s-, rahmet kucağını kendisine gönül verenlere açarak Tus diyarında Türbe’nin çevresinde yaşayan halk ve ziyaretçileri okşamaktadır. Fakat böylesi semavi gevhere evsahipliği yapmak ve aynı zamanda ona misafir olmak pek de kolay iş değildir. Bu büyük İmam’ın şanına şayeste bir ortam oluşturmak, önemli bir sorumluluktur. Böylesi bir sorumluluk ise, Kutsal Rezevi Külliyesi (Astan-ı Kuds-i Rezevi) üzerindedir.
“Astan-I Kuds-I Rezevi” sözcük anlamı itibarı ile İmam Rıza’nın –s- pak ve mutahhar Türbesi anlamındadır, fakat deyim itibarı ile İmam Rıza as Türbesi’sine bağlı olan bütün kurumların da yer aldığı külliyenin adıdır.

Meşhed kelimesi, şuhud; hazır olma, tanık olma, şehadet mahalli anlamlarındadır ve bu anlamlar da “Meşahid” kelimesiyle çoğullaştırılır. Meşhed ve Meşahid kelimeleri, evliyadan olan imamların ve büyüklerinin kabirlerine has bir deyim olarak, 3. Hicri yy’da benimsenmiştir. Hz. Rıza (as), Abbasi halifesi Me’mun tarafından şehit edildikten sonra, (202 h.k.) Harun-i Senabad türbesinde toprağa verildi. Ondan sonra, “Sanabad-ı Nugan” ve “Meşhed” adıyla anıldı. Zamanla onun alanı, özellikle de şah Tahmasb-ı Safevi zamanında genişledi ve Tus halkı Meşhed’e göç ettirildi.
Tus, Osman’ın hilafeti zamanında Araplar tarafından tamamen fethedildi. İslami dönemde bu mıntıka, Tus vilayetinin bir bölümü, Taberan şehrinin merkezinde yer almaktaydı ve günümüz Meşhed şehrinin bir kısmı olan Senabad ve Nugan bayındırlıklarını da kapsamaktadır. Senabad-i Nugan bayındırlıklarında ilk önce bir türbe olan Meşhed şehri, yavaş yavaş gelişti. Nugan adı, 730 h.k. yıllarında artık unutuldu. Gerçekte Taberan olan Tus şehri de 791 h.k. yılında yıkıldı ve onun yerini Meşhed aldı. Sonuçta, Safeviler zamanında, önceki Tus ve tüm Horasan bölgesinin merkezi haline geldi. Avesta’nın , Haşen bendinde, Tus’tan, “Tusa” adıyla bahsedilmektedir. Vandidad kitabında da zikredildiğine göre, Ahura mazda, on altı bölge yaratmıştır ve “Urva” onlardan biridir. Avesta bilimcileri bu kelimenin, “Tus” şehriyle aynı anlamda olduğu görüşündedirler. Milli hikâyelere göre, şehrin asıl altyapısını ilk kanun koyucu olan Cemşid’e ve yeniden yapılandırılmasını da, İran’ın pehlivanı ve komutanı, Nevzer’in oğlu Tus’a addetmektedirler. Efsanelere göre o, dokuz yüz yıl, bu şehrin seması altında yaşadı ve bu şehre kendi adını verdi. Bu şehrin İslam öncesi tarihiyle ilgili birkaç efsaneden başka kayda değer bir bilgi bulunmamaktadır. Ama elde bulunan kaynaklara dikkat edilirse, bu şehrin Sasaniler hükümetinin sonlarında, Gorgan, Nişabur oradan da Merv ve Belh’e sınır olarak büyük Horasan bölgesinin meşhur şehirlerinden biri olabileceği tahmin edilebilir.

Haremi çok özlediğinde; sen ve harem arasında uzak yollar, günlük işlerin yoğunluğu ve büyük küçük birçok mesele engel oluşturduğunda kalbin sadece, bir yerde artık durmakla, gözlerini kapatıp günlük yaşamdan koparak kendini haremde bulduğun zaman mutluluk bulur.
Sadece sen ve Haremin manzarası kalır. Belki de tam türbenin karşısında, türbenin yanı başındaki mescitte ve Ravza’yı Münevvere’nin herhangi bir yerinde durmak istersin, öyle bir anda göz yaşı dökmek ve söyleyemediğin sözlerini İmam ile paylaşmak istersin. Aslında belki de bütün ümitleri o çelik pencerenin önünde bir an durmak olan kimselerden olursun. Belki de canın tüm bunlardan sıyrılarak Guheri Şad bahçesinin ortasında altın ışıltılı kubbenin karşısında ziyaret duası okumak ve sonrasında iki rekat namaz kılarak ziyareti tamamlamak ister.

Kutsal zarih
Zarih, bir sandığı çevreleyen parmaklıklardır. Tarihi belgelere göre İmam Rıza’ın –s– mutahhar mezarına zarih yerleştirme işi Safeviler döneminde başladı ve bundan önceki dönemde zarihin mazisi bilinmiyor. O dönemden beri şimdiye kadar İmam Rıza –s– türbesine beş zarih yerleştirildi, ki bu zarihler hem mezar taşını ve hem sandığı kapsıyordu.

Birinci zarih; Safevi ahşap zarih
Birinci zarih, ahşaptan yapılan ve altın ve gümüşle süslenen bir zarihti. Bu zarih 10. Yüzyılın ortalarına aittir ve Safeviler döneminde kameri 957 yılında yapıldı ve mezarda bulunan sandığın üzerine yerleştirildi. Bu zarihi çevresinde yer alan kitabelerde İnsan suresi Süls hattıyla yazılmış ve zarihin girişi üzerindeki altın levha üzerine yazılan kitabede zarihin mazisi ve yerleştirilmesi şöyle anlatılmıştı: Velayet şahının kulu Tahmasb Bin İsmail Safevi’nin saltanatı döneminde bu mübarek mübarek zarih bu kutsal mekana yerleştirildi. Yıl: kameri 957.

İkinci zarih; Naderi Negin Nişan zarihi
İkinci zarih, Negin Nişan adı ile ün yapan mücevher süslü çelikten zarihtir ve kameri 1160 yılında kutsal Rezevi türbeye hibe edilmiş ve yerleştirilmiştir. Bu zarih, Efşar hanedanının kralı Nadır’ın torunu Rıza Kulu Mirza’nın oğlu Şahroh Mirza tarafından vakfedildi.
İkinci zarih imamın mezarını 260 yıl korudu. Bu zarih ilkin mezarın üzerinde ve üçüncü zarihin altında ve daha sonraları da dördüncü zarihin altında yer alıyordu. Zarih hş. 1379 yılında ve beşinci zarih yerleştirilirken türbenin bodrumuna taşındı ve İmam’ın –s– nurani merazı üzerine yerleştirildi ve böylece zarihi vakfeden kişinin de vasiyeti yerine getirilmiş oldu.

Üçüncü zarih; Gacar çelik zarih
Üçüncü zarih, çelikten yapılmış 3*4 metre ebadında ve yaklaşık 2 metre yüksekliğinde sade bir zarihtir. Zarih Gacarlar dönemine aittir ve Gacar şahı Fethali’nin saltanatı döneminde kameri 1238 yılında mutahhar türbede Negin Nişan zarihinin üzerine yerleştirildi. Bu zarih de mücevher süslü altın hilal ve küre ile süslenmiştir ve mübarek ayağın alt tarafında, Gacar şahı Fethali’nin hibe ettiği mücevher süslü kapının yanına yerleştirilmişti.Bu mümtaz ve değerli kapı şimdi 

Dördüncü zarih; Süt ve Şeker zarihi
Dördüncü zarih “Süt ve Şeker” adıyla ün yapan altından ve gümüşten bir zarihtir. Bu zarih hş. 1338’te üçüncü zarih kaldırılarak müzeye taşındıktan sonra Negin Nişan zarihi üzerine yerleştirildi. Dördüncü zarih ünlü zanaatkar üsdad merhum Seyyid Ebul Hasan Hafıziyan’ın gözetiminde merhum Hac Muhammed Tagi Zufen ve diğer bazı İsfahanlı zanaatkar ve üstad tarafından tasarlanarak yapımı gerçekleşti.
Dördüncü zarihin yaklaşık 4 metre boyu, 3.6 metre eni ve 3.9 metre yüksekliği vardır. Zarihin 14 masumun –s– adına 14 perceresi vardır ve yaklaşık 7 ton ağırlığındadır. Zarihin kenarlarına Yasin suresi Suls hattı ile altından bir levha üzerine ve ünlü hattat Fezaili İsfahani tarafından yazılmış ve zarihin dört bir yanını saran ikinci kitabede de İnsan suresi Suls hattı ile yazılmıştır.

Beşinci zarih; Güneş zarihi
Eski zarihin ömrü üzerinden 42 yıl geçmesi ve çevresindeki şebekelerin ve zarihin altın ve gümüş kaplamaların yıpranmasının ardından beşinci zarihin yerleştirilmesi kaçınılmaz hale geldi. Bu yüzden kutsal Rezevi türbesi yeni zarihin tasarım ve yapımına başladı. Bu çalışma mukaddes İslam Cumhuriyeti nizamı döneminin en parlak icraatından biriydi ve kutsal türbenin çevresinin restorasyonu ve genişletme çalışmalarına paralel olarak yürütüldü.
Hş. 1372 yılında kutsal Rezevi türbenin yetkililerinin talimatı üzerine yeni zarihin yapımı için ön çalışmalar ve incelemeler başladı. Bunun üzerine İran’ın ünlü ustaları tarafından bir çok plan sunuldu ve sonunda zarihi tasarlama onuru İran’ın seçkin zanaatkarlarından üstad Ferşçiyan’a nasip oldu.
En son Kurban bayramına denk gelen hş. 1379 yılının son ayının 16. gününde İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei ve kutsal Rezevi türbesinin mütevellisi Ayetullah Vaiz Tebesi’nin katıldığı törenle beşinci zarih görücüye çıktı.

Goherşad camii avlusu
Kutsal Rezevi türbenin en muhteşem binalarından biri, Timuriler döenminde ve kameri 9. Yüzyılda inşa edilen Goherşad camiidir. Bu tarihi muhteşem bina kutsal Rezevi türbenin güneyinde yer alıyor ve Dar-ül Siyade ve Dar-ül Hifaz revaklarına uzanıyor.
Goherşad camii Timuri Şahroh kralın eşi ve kral Kıyaseddin Tarhan’ın kızı Goherşad sultanın emri üzerine miladi 1418’te İranlı ünlü mimar Kıvameddin Şirazi tarafından ve Timuri dönemine ait mimari tarzı ile inşa edildi.
Goherşad camiinin fayans işlemeleri Timuri çağının en önemli şaheserlerinden biridir. Caminin ve minarelerinin kubbe şeklinde çatıları, kendine özgü süslemeleri ve mukarnes tarzı ve türlü motifleri ve duvarların üzerinde kireç zeminde kabartma yazılar ve Timuri döneminin emsalsiz muarrak işlemeleri camiye eşine ender rastlanan güzel görüntü kazandırmıştır. Bu tarihi bina İran mimari sanatının en mükemmel örneklerinden biridir ve geleneksel mimarinin tüm özelliklerini bir arada barındırır. Caminin özellikle Maksure adı ile anılan Güney eyvanı 500 metrekarelik alanı, 37 metre boyu ve 25.5 metre yüksekliği ile caminin en muhteşem eyvanlarından biri sayılır.

Perizad okulu
Perizad okulu Mutahhar Rezevi Türbe ve Darü’s Siade revakının Güneybatı tarafında, Doder okulunun karşısında ve Darü’l Velaye revakının yanında yer almaktadır. Perizad okulu inşa edildiği dönemde şehrin ana pazarlarından olan zincir Pazarı adlı bir pazarın çevrsinde yer alıyordu. Meşhet dini ilimler merkezinin ünlü tarihi okullarından sayılan söz konusu bina, Timuriler döneminde Şahroh Mirza’nın hüküm sürdüğü Hicri Kameri 823 yılında Şahroh Mirza’nın eşi Goherşad hanımın nedimesi Perizad hanım tarafından inşa edildi. Timuriler döneminde inşa edilen diğer okullar gibi 4 eyvanı bulunan söz konusu okulun binasında 22 hücre yer almaktadır. 2 katlı okulun yüzölçümü 300 metre karedir.  Vakıfnamede kaydedildiği üzere bu okul ziyaretçi talebelerin en fazla 2 aylık bir süre için konaklamaları ve ders celseleri düzenlemeleri için tahsis edilmiştir. Okul, şimdiye kadar birkaç kez restore edilmiştir, ancak ana yapısı değiştirilmemiştir. Restorasyon işlerinden biri Safevi Süleyman Şah döneminde Hk. 1091 yılında Necefkuli han beyler beyi tarafından yapılmıştır. Perizad okulu halihazırda Kutsal Rezevi Külliyesine bağlı tebligat kurumunun dini soruları cevaplandırma idaresinin gözetimi altında yönetilmektedir ve Şer’i soruları cevaplandırma, marifet halkası, Türbe’yi tanıtma ve enformasyon gibi bölümlerden oluşmaktadır.

Nakkare çalma merasimi
Kutsal Rezevi külliyede yıl boyunca Muharrem ve sefer ayları ve yas günleri dışında günde iki kez Nakkare adı verilen bir musiki aleti çalınır. Nakkare her gün güneş doğmadan önce ve battıktan sonra davul zurna eşliğinde ve has bir ahenkle çalınır ve son darbe güneşin doğuduğu veya battığının ilanıdır. Bundan başka dini bayramlarda ve masum imamların veladet yıldönümünde de sevinç işareti olarak nakkare çalınır. Yine İmam Rıza’dan –s– bir keramet görüldüğü zamanlarda da kutsal Rezevi külliyenin ihtişamını ve azametinin işareti olarak nakkare çalınır. Kutsal Rezevi külliyede Nakkare çalmak 9. Yüzyılın ortalarında başladı.

Suffe merasimi
Sofha merasimi her gün iki kez, bir kez güneş doğmadan yarım saat önce ve bir kez da akşam ve yatsı namazının hemen ardından gündüz nöbetindeki hademe ve ferraşlarca Darul Hufaz ve Darul Selam revaklarında düzenlenir. Bu merasimde Kur'an'ı Kerim ayetlerinin yanı sıra 14 masumun medhi ile ilgili metinler de okunur. Bu güzel merasim için önce ferraşlar özel hazırlıklar yapar ve ardından hafızlar has bir düzenle içeri girerek açılan Kur'an'ı Kerim nüshalarının ardında oturur ve böylece Kur'an'ı Kerim tilaveti başlar. Merasim sırasında ne zaman İmam Rıza –s– veya İmam Mehdi’nin –s– adı zikredilirse, merasimde hazır bulunanlar ayağa kalkar ve saygı duruşunda bulunur.


Hutbe okuma merasimi
Hutbe merasimi yılın iki gecesinde iki şehadet yıldönümü olan Aşura gecesi ve İmam Rıza’nın (as) şehadet gecesinde İslam inkılabı ve İslam Cumhuriyeti avlularında hademelerce düzenleniyor. Bu merasim kutsal Rezevi külliyenin en muhteşem merasimlerinden sayılır. Musibet zikrinden sonra dört bir yanında hademelerin ellerinde mumlarla durduğu İslam inkılabı avlusuna gelen konuklar çok has bir düzenle Nakkarhane’nin eyvanında yerini alır. Daha sonra hafızlar ellerinde yanan mumlar ve laleler eşliğinde ve hüzün içinde toplu halde hademelerin ve konukların önünden geçerek o gün dolayıyla hutbe okur. Hutbe İmam Zaman (as) adı ile devam eder ve İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin adı zikredilerek son bulur.

Temizlik merasimi
Kutsal Rezevi türe ve revaklara temizlik yapma merasimi her sabah nöbet değişimi yapıldıktan sonra başlıyor. Bu merasimde kısa saplı süpürgeler büyükçe bir tepsiye konuluyor ve merasimin sonunda hademeler ve ferraşlar temizlik işine meddah eşliğinde başlıyor. Benzer bir merasim uzun saplı süpürgelerle mavi üniformalı hademelerce avlulara temizlik yapmak üzere düzenleniyor. Bu merasim de kutsal Rezevi külliyeye hizmet etme onurunu ifade eden şiirlerin okunması eşliğinde düzenleniyor ve ziyaretçilere güzel anlar yaşatıyor.


Revaklar
kutsal türbenin çevresinde bulunan ve üstü kapalı olan alanlara revak denir. Revaklar farklı yükseklikte olan binalardır ve zamanla kutsal türbenin çevresinde inşa edilmiş ve zamanla bazı değişikliklere uğramıştır.
Hali hazırda kutsal Rezevi türbeyi 26 revak sarmakta ve bir revak da kutsal türbenin Kuzeydoğu kanadında inşa edilmektedir.
Bu binaların her biri kendine özgü konumu, ebadı, tarihi geçmişi, süslemeleri, nefis kitabeleri vardır ve inşa edildiği tarihe göre de bazıları yeniden restore edilmiştir.

Dar-ul Huffaz revakı
Bu muhteşem bina kutsal türbenin güneyinde, Goherşad camii ile türbeye uzanan koridor arasında yer alıyor.
Revakın adından da anlaşıldığı üzere bu revak eskiden Kur'an'ı Kerim hafızlarının toplandığı ve Kur'an'ı Kerim tilaveti için düzenlenen özel etkinliklerin gerçekleştiği ve kutsal Rezevi türbenin hafızlarının özel hutbe okudukları mekandı. Türbenin hafızları her gün sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez Kur'an'ı Kerim ve Hoca Nasireddin’in 12 bendini okumak üzere özel tören düzenliyor. Bu yüzden bu revak, Kur'an'ı Kerim hafızları ve karileri evi anlamına gelen Dar-ul Huffaz olarak adlandırılmıştır.
Revakın boyu 18 metre,eni 8.65 metre ve tavana kadar yüksekliği 12.8 metre ve çevresindeki alanlar da dahil toplam yüzölçümü de 217 metrekadar kadardır. Tarihi belgelere göre bu binayı da Goherşad hatun kameri 9. Yüzyılda inşa ettirdi.

Rezevi ulu avlusu
117 bin 584 metrekare alanı olan Rezevi ulu avlusu kutsal türbenin güneyinde yer alıyor. Bu avlu iki yoldan İmam Rıza –s– ve Hüsrevi No caddelerine uzanıyor ve Doğu ve Batı kanatlarından da Doğu ve Batı çıkmazlarına açılıyor.
Bundan başka bazı tali yollar da ulu avluyu İmam Humeyni –ks– revakına ve yine Kudüs avlusu ve Şeyh Bahai çıkmazına bağlıyor.
Rezevi ulu avlunun kenarlarında üç eyvan ve büyük giriş kapıları yer alıyor. Bu eyvanların ve girişlerin adı Güney kanadında Veli-yi Asr eyvanı, Doğu kanadında Kevser kapısı ve Batı kanadında da Kadir kapısıdır ve her eyvanın iki tarafında iki minare yer alıyor.
Rezevi ulu avlunun ebatları ise 363 metre boyunda ve 167 metre enindedir.
Öte yandan kıble kanadının önemi itibarı ile bu kanatta yer alan eyvan ve minareler öteki iki eyvana nazaran daha büyük ebatta inşa edilmiştir. Kılbe kanadında yer alan minarelerin yüksekliği 70 metre iken, diğer minareler ancak 57 metre boyundadır. Avlunun Doğu kanadının alanı 4682 metre kare ve Batı kanadının alanı da 4373 metre karedir. Avlunun inşaatı ise 1988 yılında ve kutsal türbenin alt geçidi inşaatı ile eşzamanlı olarak başladı.
Rezevi ulu avlunun döşemesi ise çeşitli taşlardan oluşur. Avlunun altında ise kutsal türbenin ziyaretçileri için inşa edilen park alanı yer alıyor.

Kubbe
Kubbe, eski ve dinî kentlerde ve diyarlarda özel bir simge ve insanların din önderlerine ve evliyalara yönelik sevgi ve saygısının işaretidir.
İmam Rıza –s– türbesinin altın kaplamalı kubbesi ise dinî cilvelerin en güzel örneklerinden biridir ve parlayan altın kaplaması ise her zaman ziyaretçilerin ilgisini çekmiş ve çekmeye de devam etmektedir. İmam Rıza’nın –s– kutsal türbesini ziyaret etmek amacıyla uzun yollar katederek kutsal Meşhed kentine ayak basan her ziyaretçi türbenin altın kubbesini görünce ayrı bir şevk ve coşku ile o hazretin kutsal ve nurani türbesini ziyaret etmektedir.
İmam Rıza –s– türbesinin nurani kubbesi yapı ve irtifa bakımından mimari sanatının şaheserlerinden biri sayılır ve iki katmandan oluşur. Birincisi türbenin çatısıdır ki konkav ve kongrelidir ve ona kubbe denir. İkinci katman ise kubbenin dış görünüşüdür ve bildiğimiz altın kaplama kubbedir. Bu iki katmanı arasında 13 metre yüksekliğinde bir boşluk bulunmaktadır. Kubbenin ağırlığı ise kutsal türbenin duvarları üzerindedir ki kalınlığı yaklaşık 2.9 metre kadardır.

Minareler
Minare veya minar sözcük itibarı ile anlamı nur ve aydınlık ve terim olarak da eskilerden beri camilerin, kutsal mekanların ve dinî medreselerin ana eyvanı üzerinde inşa edilen ve aydınlatmak ve ezan okumak için kullanılan yüksek bir binadır.
Bundan başka minare İslamî mimari kültüründe ve İran’ın sosyal geleneklerinde özel bir konumu bulunan mimari sanatının önemli simgelerinden biridir. Camiler ezan okumak için minarele kavuşmadan önce de bu bina yolcuları yönlendirmek amacıyla kulanılır ve bazen de rehberlerin işaret simgesiydi.
Hali hazırda Goherşad camiinin iki yüksek minaresi de dahil olmak üzere İmam Rıza –s– türbesinde yer alan binalarda toplam 12 minare bulunmaktadır.
Kutsal Rezevi türbenin eski kompleksinde inşa tarihleri farklı olan iki minare vardır. Bunlardan biri İnkılap avlusunun güneyinde altın kubbeye yakın bir yerde ve diğeri ise tam karşısında ve simetrik bir biçimde avlunun kuzeyinde Abbasi eyvanının üzerinde yer almaktadı. Bu iki minare altın kaplama ile süslenmiş ve tek bir minare olarak inşa edilen kubbeye yakın minare tarihi açıdan daha eskidir.

Ferraşlar
Ferraşlar revaklarda hizmet sunan hademelere benzer siyah üniformaları vardır ve görevleri revakların tozunu almak ve alanı temiz tutmak ve ziyaretçileri Darul Velaye ve Darul Ecabe revaklarında yönlendirmektir. Sabah ve akşam düzenlenen Sofha merasimi için gerekli olan Kur'an'ı Kerim ve levhaları ve laleleri düzenlemek, Darul Saadet revakını sabah hutbesi için hazırlamak, sofha ve hutbe merasimlerinde düzeni sağlamak, Aşura gecesi hutbe merasimine katılmak, İmam Rıza –s– şehadet gecesi etkinliğine katılmak ve Garibanlar gecesi etkinliğini düzenlemek, ferraşların diğer görevleridir. Darul Kur'an'ı Kerim revakında ziyaretçilere türbeye atılan çiçekleri ziyaretçilerin arasında dağıtmak da ferraşların görevidir.

Ayakkabı görevlileri

Ziyaretçilerin ayakkabılarını güvenli bir yerde korumak, kutsal Rezevi külliyede bu grubun görevidir. Külliyede 1700 ayakkabı görevlisi 8 nöbette ve 22 ayakkabı emanet bölümünde günün 24 saatinde ziyaretçilere hizmet sunmaktadır. Bu grup yeşil üniformaları ile ayakkabıların teslim alında bölümde ziyaretçilerin ayakkabılarını teslim almanın yanı sıra bu alanın temizliğinden ve düzenini korumaktan ve ziyaretçilere gerekli tavsiyelerde bulunmaktan sorumludur. Bu grup da diğer gruplar gibi Aşura merasimi veya İmam Rıza –s– şehadet yıldönümü merasimi veya garibanlar gecesi gibi merasimlere katılır.

Bekçiler
avlularda düzeni sağlamak ve ziyaretçilere yol göstermek, bekçiler adı verilen hademelerin görevidir. Bu grup aynı zamanda avlularda ve kutsal Rezevi külliyede yer alan türbenin çatısında biriken karları toplamak ve tozları silmekle görevlidir. Bekçileri avluların giriş kapılarında siyah üniformaları ve gümüş asaları ile görmek mümkün. Bu gru İmam Rıza –s– şehadet yıldönümü, Aşura gecesi ve garibanlar gecesi gibi etkinliklerde ahşaptan asa taşır. Sabah hutbesine katılmak üzere Darul Saadet ve Darul Zikir revaklarında bulunmak ve nöbetleri değiştirmek de bekçilerin görevidir.


Hafızlar
Kutsal Rezevi külliyede Kur'an'ı Kerim’e verilen önem itibarı ile çeşitli Kuranî etkinliklerin yanı sıra her gün sabah güneş doğduktan sonra ve her gece akşam ve yatsı namazının ardından hafızlar bir saat boyunca Kur'an'ı Kerim tilavet ediyor. Hafızlar da hademeler ve ferraşlar glibi siyah üniforma giyen hademelerdir. Bu grup her sabah ve her akşam Darul selam ve Darul Hefaz revaklarında Kur'an'ı Kerim tilavet ediyor. Sofha ve hutbe ve garibanlar gecesi ve şehadet gecelerinde düzenlenen özel merasimlere katılmak, hafızların diğer görevleri sayılır.

Ziyaretçilerin refahı ve huzurlu ziyareti için çaba

Mutahhar Rezevi Türbe’de patlama olayı ardından benzer olayların yaşanmasını engellemek amacıyla çeşitli güvenlik tedbirleri düşünüldü ki bunlardan birisi Mutahhar Rezevi Türbe teftiş noktalarına girişten önce ziyaretçiler için taşınması yasak ve zaruri olmayan eşyaların ziyaretçilerden  emanet olarak teslim alınmasıydı.
Bu amaçla Mutahhar Rezevi Türbe emanet ve kayıp eşya dairesi, ziyaretçilerin güvenli bir şekilde ve refah içinde ziyaretlerini gerçekleştirmeleri için faaliyet göstermektedir.
Belki de ziyaretçilerin birçoğu ve hatta Mutahhar Rezevi Türbe çevresinde yaşayan kesimler, bu dairenin faaliyetlerinin Mutahhar Rezevi Türbe giriş kapılarında emanet eşyaları teslim almakla sınırlı biliyor, ancak bu dairenin özel olarak 5 ayrı görevi söz konusudur ve bu 5’li görev çerçevesinde bu daire,  kadrolu ve gönüllü olmak üzere 2 binden fazla personelle faaliyet göstermektedir.

Emanet teslim bölümü
Ziyaretçiler ve Mutahhar Türbe çevresinde yaşayan kesimlerin teftiş noktalarına gitmeden önce zaruri olmayan ve ayrıca çakı, kamera ve spray gibi yasak eşyaları Mutahhar Rezevi Türbe giriş kapılarının etrafında olan en yakın emanet  bürolarına teslim edip,  ziyaretlerini yapmaları ardından eşyalarını tekrar teslim almaları gerekiyor. 


Tekerlekli sandalye emaneti
Mutahhar Rezevi Türbe emanet dairesinin en fazla hizmet verdiği alanlardan birisi, tekerlekli sandalye emanet verme alanıdır ve bu dairenin söz konusu alanda 2 görevi söz konusudur; birinci görev, herhangi bir nedenden dolayı hareket edemeyen veya hareket etmekte güçlük çeken ve beraberinde bir kişiyle Mutahar Rezevi Türbe’ye teşerrüf eden ziyaretçiye geçerli kimlik kartı teslim almak kaydıyla ziyaret için bir tekerlekli sandalye vermek ve ziyaretin ardınan tekerlekli sandalyeyi teslim almaktır. 

Nakit para emanet bölümü
Mutahhar Rezevi Türbe çevresinde yaşayan kesimler ve ziyaretçiler, yanlarında yüklü miktarda nakit para veya altın, cep telefonu gibi değerli eşyaları olmaları durumunda, onları Mutahhar Rezevi Türbe’nin giriş kapısında, avlular ve revaklarda yer alan topam 10 ayrı büroya teslim edip, ziyaretleri ardından söz konusu emanetlerini tekrar geri alabilir.

Kayıp eşya bölümü
Merkez bürosu Gadir avlusunda yer alan bu bölümde 24 personel 24 saat boyunca ziyaretçiler ve hademeler tarafından bulunan kayıp eşya ve nakit paraları teslim almaya hazırdır.

Ziyaretçilere çarşaf ve battaniye hizmetleri bölümü
Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisinin talimatı ve Kutsal Rezevi Külliyesi mukaddes mekanlardan sorumlu mütevelli vekilinin vurgusu üzerine Şeyh Tusi ve şeyh Hürri Amili revakları ziyaretçilerin dinlenmeleri için tahsis edildi. Bu amaçla 1200’den fazla battaniye her gece söz konusu revaklarda ziyaretçiler arasında dağıtılıp, sabah olunca teslim alınarak yıkatılıp sonraki akşam için hazırlandırılıyor. Bunun yanı sıra her gün 2 bin 500’den fazla çarşaf, Mutahhar Rezevi Türbe giriş noktalarında ziyaretçi kadınlara emanet olarak verilmektedir.